
Mikro TESE, sperm sayısının düşük olduğu veya sperm sayısı normal olmasına rağmen döllenme sorunu yaşanan kişilerde testisten sperm elde edilmesini amaçlayan cerrahi bir yöntemdir. Sperm elde edilene kadar aynı seansta farklı teknikler uygulanabilmektedir. Bu yöntemler arasında PESA, TESA, TESE ve Mikro TESE yer almaktadır.
Bu uygulamada iğne yardımı ile testisten elde edilen spermler mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi ile yumurtayı döller. Hamilelik oranı yaklaşık %25’tir.
Bu işlem sırasında iğne ile testise girilerek elde edilen materyalin olgun sperm içerip içermediği değerlendirilir. Hamilelik oranı yaklaşık %25’tir.
Spermin meniye ulaşamadığı durumlarda testisten biyopsi ile alınan doku parçacıklarından elde edilen spermlerin mikroenjeksiyon yöntemi ile yumurtayı döllemesi işlemine TESE adı verilir. Bu yöntem ile hamilelik oranı yaklaşık %30’dur.

Tercih edilen yöntem ne olursa olsun temel amaç testis dokusunda sperm hücresinin aranmasıdır. Menide hiç sperm bulunmaması durumu olan azospermi varlığında başvurulan yöntemlerden biridir.
PESA (perkütan epididimal sperm aspirasyonu) ve MESA (mikrocerrahi epididimal sperm aspirasyonu) gibi farklı türleri bulunsa da en sık kullanılan tipler TESA ve TESE yöntemleridir.
İlk olarak 1985 yılında azospermik erkekte epididim adı verilen sperm kanalından sperm elde edilerek klasik tüp bebek yöntemi ile başarılı gebelik sağlanmıştır. Bu spermler hareketli spermlerdi. Sekiz yıl sonra mikroenjeksiyon tekniğinin uygulanmaya başlanması ile testisten elde edilen ve kendiliğinden yumurtayı dölleyemeyecek karakterdeki spermler kullanılarak da başarılı gebelik elde edilmiştir. Bu gelişme birçok çift için önemli bir umut olmuştur.
Testis biyopsisi ile sperm bulunup bulunamayacağını önceden kesin olarak gösteren bir test yöntemi bulunmamaktadır. Menide sperm yokluğunun nedeni kanallarda tıkanma ise biyopsi ile sperm bulma olasılığı %100’e yakındır. Tıkanma dışı nedenlerde ise bu oran yaklaşık %50’dir. Daha önce yapılan bir işlemde sperm bulunmuş olsa bile tekrarlanan biyopside hücre saptanamayabilir. Bunun tersine, bir kez yapılan biyopside sperm çıkmaması testislerde sperm olmadığı anlamına gelmez.
Çoğunlukla lokal anestezi altında uygulanır. İnce bir iğne ile testis dokusundan vakum uygulanarak elde edilen sıvı mikroskop altında incelenir. Hücre bulunması durumunda dondurularak saklanabilir ve mikroenjeksiyon sırasında çözülerek kullanılabilir.
Genellikle lokal, nadiren genel anestezi altında yapılır. Testis üzerinde küçük bir kesi yapılarak alınan doku örnekleri mikroskop altında parçalanarak incelenir. Hücre bulunursa dondurularak saklanabilir ve gerektiğinde çözülerek kullanılabilir.
Tüp bebek tedavilerinde testisten elde edilen taze veya dondurulmuş-çözülmüş spermatozoa kullanılması döllenme ve gebelik olasılığını değiştirmemektedir. Ancak hareketli spermlerin seçilmesi hem döllenme hem de gebelik oranlarını artırmaktadır.
Mikrodiseksiyon TESE olarak da adlandırılan bu yöntemde testisten parça alma işlemi tavandan asılı özel bir mikroskop altında gerçekleştirilir. Aktif sperm üretimi olan tübüller mikroskop altında daha beyaz ve donuk görünür ve doku örnekleri bu bölgelerden alınır.
Bu yöntemin ilk uygulandığı çalışmalarda daha yüksek sperm elde etme oranları bildirilmiş olmakla birlikte, daha sonraki çalışmalarda yöntemin belirgin bir üstünlüğü olmadığını gösteren sonuçlar da bulunmaktadır.
Son Güncelleme Tarihi 20 Şubat 2026 – Op. Dr. Necip Öztürk

Dr. Necip Öztürk (Kadın Hastalıkları ve Doğum / Tüp Bebek) – 1967 Besni doğumludur. GATA’dan 1991’de mezun olmuş, 1994-1998’de GATA Haydarpaşa’da uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. TSK’da çeşitli birimlerde hekimlik ve yöneticilik yapmış; 2000-2004’te Van Askeri Hastanesi’nde görev almış, GATA’da ÜYTE (tüp bebek) eğitimi almıştır. Temmuz 2009’da Jandarma Tabip Yarbay rütbesiyle emekli olmuş; 17.08.2009’dan bu yana Mersin Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapmakta ve merkezin direktörlüğünü yürütmektedir.