Varikosel kısırlık yapar mı sorusu, çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin sık araştırdığı konulardan biridir. Varikosel, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkar ve bazı erkeklerde sperm üretimini olumsuz etkileyebilir. Ancak varikosel bulunan her erkekte kısırlık gelişmez. Sperm sağlığı üzerindeki etkiler, hastalığın özelliklerine ve kişinin üreme fonksiyonlarına göre değişebilir.
Varikoselin erkek infertilitesiyle ilişkisini anlamak için yalnızca damar genişlemesini değil, sperm analizi sonuçlarını ve çiftin genel üreme sağlığını birlikte değerlendirmek gerekir. Güncel bilimsel kılavuzlar da tedavi kararının bireysel bulgulara dayanmasını önermektedir.
İçindekiler
ToggleVarikosel, testislerden kanı uzaklaştıran pampiniform pleksus adı verilen toplardamar ağının genişlemesidir. Bacaklarda görülen varis oluşumuna benzer bir damar değişikliği söz konusudur. Genellikle sol testiste görülmekle birlikte sağ tarafta veya her iki testiste de bulunabilir.
Toplardamarlardaki kan akışının düzenlenmesinde görevli kapakçıkların yetersizliği, kanın damarlarda birikmesine katkıda bulunabilir. Anatomik özellikler de varikosel gelişiminde önem taşır.
Varikosel çoğu zaman ergenlik döneminde ortaya çıkar. Bazı erkeklerde herhangi bir yakınmaya neden olmazken bazılarında ağrı, ağırlık hissi veya sperm parametrelerinde bozulma görülebilir.
Varikosel bazı erkeklerde kısırlığa katkıda bulunabilir ancak tek başına kesin bir kısırlık nedeni değildir. Erkek infertilitesi değerlendirmelerinde sık karşılaşılan ve belirli hastalarda tedavi edilebilen durumlardan biridir.
Genişlemiş toplardamarlar, testislerin normal işleyişini etkileyebilecek değişikliklere yol açabilir. Özellikle sperm üretiminin gerçekleştiği ortamın bozulması, üreme kapasitesini olumsuz etkileyebilir.
Bununla birlikte varikoseli bulunan birçok erkek doğal yollarla çocuk sahibi olabilir. Dolayısıyla yalnızca varikosel tanısına dayanılarak kişinin infertil olduğu söylenemez.
Varikoselin sperm üretimi üzerindeki etkileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Testis fonksiyonları, eşlik eden sağlık sorunları, genetik özellikler ve diğer infertilite nedenleri bu farklılıkta rol oynayabilir.
Klinik muayenede benzer düzeyde varikosel saptanan iki erkeğin sperm analizi sonuçları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle hastalığın derecesi, tek başına üreme kapasitesini belirleyen güvenilir bir ölçüt değildir.
Testislerin sağlıklı sperm üretebilmesi için vücut sıcaklığından daha düşük bir sıcaklıkta bulunması gerekir. Testis çevresindeki damar ağı, sıcaklığın düzenlenmesine yardımcı olur.
Varikoselde meydana gelen dolaşım değişikliklerinin testis sıcaklığını artırabildiği düşünülmektedir. Ayrıca oksidatif stres ve hücresel işlev bozuklukları sperm üretimini etkileyebilir.
Varikoseli bulunan bazı erkeklerde sperm konsantrasyonu azalabilir. Sperm konsantrasyonu, meni sıvısının belirli hacmindeki sperm miktarını ifade eder.
Düşük sperm sayısı gebelik olasılığını etkileyebilir. Ancak sperm sayısının tek başına değerlendirilmesi yeterli değildir.
Spermlerin yumurtaya ulaşabilmesi için uygun hareket yeteneğine sahip olması gerekir. Varikosel, bazı hastalarda özellikle ileri yönlü sperm hareketliliğinin azalmasıyla ilişkili olabilir.
Sperm hareketliliğindeki bozulmanın derecesi değişkenlik gösterir. Hareketliliğin düşük olması, doğal gebeliğin mutlaka gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez.
Varikosel bulunan erkeklerde normal şekilli sperm oranında değişiklikler görülebilir. Sperm morfolojisi olarak adlandırılan bu değerlendirme, spermlerin yapısal özelliklerini inceler.
Bazı araştırmalar varikosel ile sperm DNA parçalanması arasında ilişki bildirmiştir. Bununla birlikte DNA parçalanma testlerinin her hastada rutin kullanılması önerilmez. Test sonuçlarının klinik anlamı, diğer infertilite bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Varikosel çoğu erkekte belirti vermeden ilerleyebilir. Bazı hastalarda ise özellikle uzun süre ayakta kalındığında belirginleşen yakınmalar ortaya çıkabilir.
Görülebilecek belirtiler şunlardır:
Bu belirtiler yalnızca varikosele özgü değildir. Özellikle aniden başlayan şiddetli testis ağrısı, acil değerlendirme gerektiren başka hastalıkların belirtisi olabilir.
Varikosel tanısında temel yaklaşım, üroloji uzmanı tarafından yapılan fizik muayenedir. Muayene sırasında testisler ve çevresindeki damar yapıları değerlendirilir.
Hekim, damarların belirginleşmesini incelemek amacıyla hastadan ıkınmasını isteyebilir. Bu değerlendirme Valsalva manevrası olarak adlandırılır.
Fizik muayenenin yeterli olmadığı durumlarda renkli Doppler ultrasonografi kullanılabilir. Ultrasonografi, damar genişlemesini ve kan akışının özelliklerini incelemeye yardımcı olur.
Klinik değerlendirmede varikosel genel olarak üç dereceye ayrılır:
| Derece | Muayene bulgusu |
|---|---|
| Grade 1 | Yalnızca ıkınmayla elle hissedilir. |
| Grade 2 | Ikınma olmadan elle hissedilir. |
| Grade 3 | Damar genişlemesi gözle görülebilir. |
Yalnızca ultrasonografide belirlenen ve elle hissedilmeyen varikosel ise subklinik varikosel olarak tanımlanır.
Spermiyogram, erkek infertilitesinin değerlendirilmesinde kullanılan temel laboratuvar testlerinden biridir. Bu test varikoselin kendisini göstermez ancak sperm üretimi ve kalitesindeki değişiklikleri ortaya koyabilir.
Sperm analizinde şu parametreler incelenir:
Tek bir anormal sperm testi sonucu, kalıcı infertilite tanısı koydurmaz. Sperm değerleri zaman içerisinde değişebildiğinden gerektiğinde testin tekrarlanması önerilir.
Hormonal değerlendirme, testis hacmi ölçümü veya ek incelemeler de hastanın klinik bulgularına göre planlanabilir.
Her varikosel vakasında cerrahi tedavi uygulanması gerekli değildir. Tedavi kararı, hastanın yakınmaları, sperm analizi sonuçları ve çocuk sahibi olma planı dikkate alınarak verilir.
AUA/ASRM ve Avrupa Üroloji Derneği kılavuzları, infertilitesi bulunan, elle hissedilebilen varikoseli olan ve sperm parametreleri bozulmuş erkeklerde cerrahi tedavinin değerlendirilmesini önermektedir.
Sperm parametreleri normal olan veya yalnızca görüntüleme yöntemiyle saptanan subklinik varikoseli bulunan erkeklerde infertilite amacıyla rutin cerrahi önerilmemektedir.
Tedavi planlamasında aşağıdaki faktörler birlikte incelenir:
Bu değerlendirme, gereksiz müdahalelerin önlenmesi ve uygun yaklaşımın belirlenmesi açısından önemlidir.
Varikosel ameliyatı, genişlemiş toplardamarlardaki anormal kan akışını düzeltmeyi amaçlar. Cerrahi yöntemler arasında mikroskop yardımıyla gerçekleştirilen varikoselektomi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bilimsel araştırmalar, uygun seçilmiş hastalarda ameliyat sonrasında sperm konsantrasyonunda ve bazı diğer sperm parametrelerinde iyileşme görülebileceğini göstermektedir.
Ancak bu değişiklikler her erkekte ortaya çıkmaz. Sperm değerlerindeki iyileşme, gebeliğin kesin olarak gerçekleşeceği anlamına da gelmez.
2021 tarihli Cochrane sistematik derlemesi, varikosel tedavisinin gebelik olasılığını artırabileceğini bildirmiştir. Buna karşılık canlı doğum üzerindeki etkilerine ilişkin kanıtların belirsiz olduğu belirtilmiştir.
Sperm üretim döngüsü yaklaşık 74 gün sürer. Bu nedenle cerrahi tedavi sonrasında sperm parametrelerindeki değişikliklerin değerlendirilmesi zaman gerektirir.
Genellikle üçüncü aydan itibaren kontrol sperm analizleri yapılabilir. Bazı hastalarda iyileşmenin değerlendirilmesi altı ay veya daha uzun sürebilir.
Ameliyatın etkileri, başlangıçtaki sperm değerlerine ve kişisel özelliklere bağlı olarak değişebilir.
Varikosel tanısı bulunan her çiftin tüp bebek tedavisine ihtiyacı yoktur. Bazı çiftlerde doğal gebelik gerçekleşebilirken diğerlerinde yardımcı üreme yöntemleri gündeme gelebilir.
Tüp bebek ve mikroenjeksiyon (ICSI), sperm parametrelerinde belirgin bozulma bulunan çiftlerde değerlendirilebilen yöntemlerdir.
Mikroenjeksiyon işleminde seçilen sperm, laboratuvar ortamında doğrudan yumurta hücresinin içerisine yerleştirilir.
Varikosel ameliyatının yardımcı üreme tedavisinden önce uygulanıp uygulanmayacağı bireysel olarak değerlendirilmelidir. Kadın partnerin yaşı, yumurtalık rezervi ve zaman faktörü bu kararda önemlidir.
Özellikle sperm bulunmaması anlamına gelen azoospermi durumunda cerrahi tedavinin yararına ilişkin kanıtlar daha sınırlıdır.
Genel sağlık alışkanlıkları, erkek üreme sağlığının korunmasına katkıda bulunabilir. Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, obezite ve yüksek ısıya maruziyet sperm sağlığı açısından değerlendirilmesi gereken faktörlerdir.
Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku genel sağlığı destekler. Bununla birlikte yaşam tarzı değişikliklerinin varikoseldeki damar genişlemesini ortadan kaldırdığı gösterilmemiştir.
Antioksidan veya farklı besin takviyelerinin varikoselle ilişkili infertilitedeki etkilerine yönelik araştırmalar bulunmaktadır. Ancak bu ürünlerin gebelik ve canlı doğum sonuçlarına katkısı konusunda kesin kanıtlar yeterli değildir.
Varikosel her erkekte infertiliteye neden olmaz. Sperm değerleri normal olan ve doğal yollarla çocuk sahibi olabilen birçok erkek bulunmaktadır. Bireysel üreme kapasitesi sperm analizi ve çiftin değerlendirilmesiyle incelenir.
Bazı ağır olgularda varikosel, sperm üretiminde ciddi bozulmayla birlikte bulunabilir. Ancak azoosperminin farklı genetik, hormonal veya yapısal nedenleri de vardır. Yalnızca varikosele bağlanması doğru değildir.
Uygun hastalarda ameliyat sonrasında sperm parametrelerinde iyileşme ve gebelik görülebilir. Ancak cerrahi tedavi gebelik garantisi sağlamaz. Sonuçlar çiftin diğer üreme sağlığı özelliklerinden de etkilenir.
Varikoselde oluşan toplardamar genişlemesi genellikle kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bununla birlikte her varikoselin ilerlemesi veya tedavi gerektirmesi söz konusu değildir. Belirti ve muayene bulgularına göre takip planlanabilir.
Varikosel doğrudan cinsel isteksizlik anlamına gelmez. Bazı hastalarda testis fonksiyonları ve testosteron düzeyleri etkilenebilir. Cinsel istekte azalma varsa hormonal ve diğer olası nedenlerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Varikosel kısırlık yapar mı sorusunun yanıtı, kişinin sperm üretim kapasitesine ve eşlik eden üreme sağlığı faktörlerine bağlıdır. Varikosel bazı erkeklerde sperm sayısını, hareketliliğini ve genel sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Tanının bulunması tek başına ameliyat gerekliliğini göstermez. Tedavi kararı; fizik muayene, sperm analizi, infertilite süresi ve çiftin üreme özellikleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Bilimsel kılavuzlar, uygun hasta seçiminin önemini vurgulamaktadır. Bu nedenle varikosel ve infertilite ilişkisinin değerlendirilmesinde üroloji ve üreme sağlığı uzmanlarının klinik görüşü önem taşır.

Dr. Necip Öztürk (Kadın Hastalıkları ve Doğum / Tüp Bebek) – 1967 Besni doğumludur. GATA’dan 1991’de mezun olmuş, 1994-1998’de GATA Haydarpaşa’da uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. TSK’da çeşitli birimlerde hekimlik ve yöneticilik yapmış; 2000-2004’te Van Askeri Hastanesi’nde görev almış, GATA’da ÜYTE (tüp bebek) eğitimi almıştır. Temmuz 2009’da Jandarma Tabip Yarbay rütbesiyle emekli olmuş; 17.08.2009’dan bu yana Mersin Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapmakta ve merkezin direktörlüğünü yürütmektedir.