MikroTESE, özellikle menide sperm hücresi bulunmayan erkeklerde, testis dokusundan sperm elde etmek amacıyla uygulanan mikrocerrahi bir işlemdir. Non-obstrüktif azospermi olarak adlandırılan ve testislerde sperm üretiminin ciddi derecede azaldığı durumlarda değerlendirilen bu yöntem, yardımcı üreme teknikleri açısından önemli bir seçenektir.
MikroTESE işleminin temel amacı, testis içerisinde sınırlı bölgelerde devam edebilen sperm üretimini ameliyat mikroskobu yardımıyla tespit ederek sperm hücrelerini elde etmektir. Bulunan sperm hücreleri, uygun koşullarda tüp bebek tedavisinde kullanılan mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi için değerlendirilebilir.
Ancak azospermi tanısı alan her erkeğe MikroTESE uygulanması gerekmez. Öncelikle sperm yokluğunun nedeni araştırılmalı, hormonal ve genetik değerlendirmeler yapılmalı, ardından kişinin klinik özelliklerine uygun bir tedavi yaklaşımı belirlenmelidir.
İçindekiler
ToggleMikroTESE, İngilizce “Microdissection Testicular Sperm Extraction” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede mikrodiseksiyon yöntemiyle testisten sperm elde edilmesi olarak tanımlanabilir.
İşlem sırasında testis dokusu özel bir ameliyat mikroskobu altında incelenir. Testis içerisindeki seminifer tübül adı verilen ince kanalcıklar büyütülerek değerlendirilir. Sperm üretiminin devam ediyor olabileceği düşünülen kanalcıklardan küçük doku örnekleri alınır.
Bu yöntemin temel özelliği, testis dokusunun rastgele örneklenmesi yerine sperm bulunma ihtimali daha yüksek bölgelerin mikroskop altında seçilmesidir.
Özellikle non-obstrüktif azospermide sperm üretimi testisin tamamında aynı düzeyde olmayabilir. Bazı bölgelerde sperm üretimi tamamen durmuşken küçük alanlarda üretim devam edebilir. MikroTESE, bu sınırlı alanların tespit edilmesini amaçlar.
MikroTESE, özellikle non-obstrüktif azospermi tanısı bulunan erkeklerde değerlendirilir.
Azospermi, ejakülatta yani boşalma sırasında dışarı atılan menide sperm hücresinin bulunmaması durumudur. Ancak sperm hücresinin menide görülmemesi, her zaman testislerde sperm üretiminin tamamen durduğu anlamına gelmez.
Azospermi genel olarak iki ana grupta incelenir.
Obstrüktif azospermide testislerde sperm üretimi devam eder. Ancak sperm hücrelerinin testislerden dışarı taşınmasını sağlayan kanallarda tıkanıklık veya doğuştan gelen anatomik bir sorun bulunur.
Bu durumda sperm üretimi mevcut olmasına rağmen sperm hücreleri meniye ulaşamaz.
Obstrüktif azospermide tedavi yaklaşımı, tıkanıklığın nedenine ve bulunduğu bölgeye göre değişir. Mikrocerrahi kanal onarımı veya sperm hücrelerinin epididimden ya da testisten alınması gibi yöntemler değerlendirilebilir.
Dolayısıyla her obstrüktif azospermi vakasında MikroTESE gerekli değildir.
Non-obstrüktif azospermide sorun, sperm taşıyan kanalların tıkalı olması değil, testislerde sperm üretiminin ciddi derecede azalması veya belirli bölgelerde sınırlı kalmasıdır.
Bu durumun ortaya çıkmasında çeşitli faktörler rol oynayabilir:
Non-obstrüktif azospermide testis dokusunun tamamında sperm üretimi durmuş olsa bile bazı küçük bölgelerde sınırlı sperm üretimi devam edebilir. MikroTESE yönteminin temel çalışma prensibi bu bölgelerin mikroskop altında araştırılmasına dayanır.
MikroTESE, ameliyathane koşullarında ve genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilen bir cerrahi işlemdir. İşlem sırasında testis dokusu özel bir ameliyat mikroskobu yardımıyla incelenir.
Klasik TESE yönteminden farklı olarak mikrodiseksiyon tekniğinde, sperm üretiminin devam ediyor olabileceği seminifer tübüller büyütülerek değerlendirilir.
İşlem genel olarak şu aşamalardan oluşur:
Hasta ameliyathaneye alınır. Anestezi değerlendirmesi tamamlandıktan sonra uygun anestezi yöntemi uygulanır.
Cerrah, skrotum adı verilen testis torbasında küçük bir kesi oluşturarak testise ulaşır. Testis dokusu, mikroskop altında incelenebilecek şekilde açılır.
Testis dokusu ameliyat mikroskobu altında incelenir. Sperm üretiminin devam etme ihtimalinin daha yüksek olabileceği, görünüm ve yapısal özellikleri farklı olan kanalcıklar belirlenmeye çalışılır.
Belirlenen bölgelerden küçük doku örnekleri alınır. Bu örnekler embriyoloji laboratuvarına gönderilerek özel işlemlerden geçirilir ve sperm hücrelerinin varlığı araştırılır.
Laboratuvarda canlı ve kullanılabilir sperm hücresi bulunup bulunmadığı incelenir. Sperm elde edilmesi durumunda hücreler, tedavi planına göre aynı dönemde kullanılabilir veya dondurularak saklanabilir.
Gerekli doku örnekleri alındıktan sonra testis dokusu ve cerrahi kesi uygun şekilde kapatılır. Hasta ameliyat sonrası takip alanına alınır.
MikroTESE sırasında sperm bulunması, her zaman gebelik elde edileceği anlamına gelmez. Elde edilen sperm hücrelerinin özellikleri, kadın partnerin yaşı ve üreme sağlığı ile embriyolojik süreç birlikte değerlendirilmelidir.
TESE (Testicular Sperm Extraction), testis dokusundan sperm elde edilmesini amaçlayan cerrahi yöntemlerin genel adıdır. MikroTESE ise bu işlemin ameliyat mikroskobu kullanılarak gerçekleştirilen mikrodiseksiyon tekniğidir.
İki yöntem arasındaki temel fark, testis dokusunun nasıl incelendiği ve sperm üretimi bulunan bölgelerin nasıl belirlendiğidir.
| Özellik | Klasik TESE | MikroTESE |
|---|---|---|
| Görüntüleme | Doğrudan cerrahi inceleme | Ameliyat mikroskobu |
| Doku seçimi | Bir veya daha fazla doku örneği | Mikroskop altında seçilen kanalcıklar |
| Temel yaklaşım | Testis dokusundan örnek alma | Sperm üretimi olabilecek bölgeleri belirleme |
| Doku miktarı | Alınan örneğe göre değişir | Daha hedefli örnekleme amaçlanır |
| Kullanım alanı | Uygun görülen azospermi vakaları | Özellikle non-obstrüktif azospermi |
Mikrodiseksiyon yönteminde amaç, sperm elde etme olasılığını artırırken gereksiz testis dokusu çıkarılmasını ve cerrahi hasarı azaltmaktır.
Avrupa Üroloji Derneği (EAU) kılavuzunda, non-obstrüktif azospermide sperm elde edilmesi için mikrodiseksiyon TESE tercih edilen cerrahi yöntem olarak belirtilmektedir. Bununla birlikte yöntemin uygunluğu hastanın klinik özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
MikroTESE kararı verilmeden önce azosperminin nedeni araştırılmalıdır. Çünkü sperm hücresinin menide bulunmaması, her zaman testislerde sperm üretiminin olmadığı anlamına gelmez.
Ön değerlendirme, üroloji ve androloji alanında deneyimli hekimler tarafından yürütülür. Gerekli durumlarda üreme tıbbı ve genetik uzmanlarının görüşleri de alınabilir.
Başlıca değerlendirmeler şunlardır:
Sperm hücresinin bulunup bulunmadığı araştırılır. Azospermi tanısının doğrulanması için farklı zamanlarda en az iki semen örneğinin değerlendirilmesi ve gerektiğinde santrifüj işlemi sonrasında incelenmesi önemlidir.
FSH, LH ve total testosteron gibi hormonlar değerlendirilir. Bu testler testislerin hormonal işlevi ve sperm üretimi hakkında bilgi sağlayabilir.
Karyotip analizi ve uygun hastalarda Y kromozomu mikrodelesyon testleri istenebilir. Genetik incelemeler hem tanı hem de olası kalıtsal risklerin değerlendirilmesi açısından önemlidir.
Testislerin boyutu, yapısı ve üreme sisteminin diğer anatomik özellikleri incelenir.
Gerekli görülen hastalarda testislerin yapısı ve eşlik edebilecek anatomik sorunlar değerlendirilir.
Özellikle bazı Y kromozomu mikrodelesyonlarında sperm elde etme olasılığı bulunmayabilir. EAU kılavuzuna göre AZFa ve AZFb bölgelerini tamamen kapsayan mikrodelesyonlarda sperm elde etme olasılığı son derece düşük olduğundan cerrahi sperm arama işlemi önerilmez.
Bu nedenle genetik değerlendirme, ameliyat öncesi karar sürecinin önemli bir parçasıdır.
MikroTESE hakkında en çok merak edilen konulardan biri sperm elde etme olasılığıdır. Ancak bu konuda bütün hastalar için geçerli tek bir başarı oranı vermek bilimsel açıdan doğru değildir.
Öncelikle iki farklı sonuç birbirinden ayrılmalıdır:
Bu iki sonuç aynı değildir. MikroTESE sırasında sperm bulunması, tüp bebek tedavisinin başarılı olacağını garanti etmez.
Sperm elde edilme olasılığını etkileyebilecek faktörler arasında şunlar yer alır:
FSH düzeyinin yüksek olması veya testis hacminin düşük bulunması sperm elde edilemeyeceğini tek başına göstermez. Aynı şekilde normal hormon değerleri de sperm bulunacağını kesin olarak ortaya koymaz.
2015 yılında yayımlanan ve 1.890 hastayı içeren bir sistematik derleme ve meta-analizde, mikroTESE yönteminin klasik TESE’ye kıyasla sperm elde edilmesi açısından daha yüksek sonuçlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Ancak araştırmada gebelik sonuçlarını değerlendirmek için yeterli ve tutarlı veri bulunmamıştır.
Bu nedenle araştırma sonuçları bireysel gebelik olasılığı olarak yorumlanmamalıdır.
MikroTESE sırasında sperm hücresi elde edilmesi durumunda, çiftin çocuk sahibi olma sürecinde yardımcı üreme teknikleri gündeme gelebilir. Bu aşamada en sık kullanılan yöntemlerden biri mikroenjeksiyon (ICSI) uygulamasıdır.
ICSI yönteminde, laboratuvar ortamında seçilen tek bir sperm hücresi doğrudan yumurta hücresinin içerisine enjekte edilir.
Tedavi süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:
Bu aşamaların sıralaması her çiftte aynı olmayabilir. Bazı durumlarda MikroTESE işlemi yumurta toplama süreciyle eş zamanlı planlanırken bazı durumlarda önceden sperm elde edilip dondurulması tercih edilebilir.
Sperm hücrelerinin dondurularak saklanması, sonraki tedavi aşamalarının planlanmasında esneklik sağlayabilir. Ancak dondurma ve çözme sonrasında hücrelerin kullanılabilirliği ayrıca değerlendirilir.
MikroTESE cerrahi bir işlem olduğu için bazı riskler taşır. Mikroskop kullanılması, testis dokusunun daha hedefli incelenmesine yardımcı olsa da komplikasyon olasılığını tamamen ortadan kaldırmaz.
Karşılaşılabilecek durumlar şunlardır:
Özellikle testosteron seviyesindeki değişiklikler önemlidir. Testisler yalnızca sperm üretiminden değil, aynı zamanda testosteron hormonunun salgılanmasından da sorumludur. Cerrahi müdahale sonrasında bu işlev etkilenebilir.
Bu nedenle ameliyat öncesinde ve gerekli görülen hastalarda ameliyat sonrasında hormonal değerlendirme yapılması önem taşır.
MikroTESE sonrasında iyileşme süresi, uygulanan cerrahi işlemin kapsamına ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebilir.
İlk günlerde testis bölgesinde hafif ağrı, hassasiyet ve şişlik görülebilir. Bunlar cerrahi işlem sonrasında karşılaşılabilen durumlardır.
İyileşme döneminde genel olarak şu konulara dikkat edilir:
Şiddetli veya giderek artan ağrı, belirgin kızarıklık, ateş, aşırı şişlik ya da kanama gelişmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Hayır. MikroTESE, azospermi tanısı alan bütün erkekler için uygun bir yöntem değildir.
Örneğin obstrüktif azospermide sperm üretimi genellikle devam eder. Bu nedenle tıkanıklığın giderilmesi veya epididimden sperm elde edilmesi gibi farklı yaklaşımlar değerlendirilebilir.
Non-obstrüktif azospermide ise testislerde sperm üretiminin devam ettiği bölgelerin bulunması hedeflenir. Ancak bazı genetik durumlarda sperm elde etme olasılığı bulunmadığından cerrahi girişim önerilmeyebilir.
Özellikle genetik incelemeler, hormon testleri ve fizik muayene sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Tedavi kararı yalnızca tek bir laboratuvar sonucuna göre verilmemelidir.
MikroTESE, testis dokusunda sperm üretiminin devam ettiği bölgeleri ameliyat mikroskobu yardımıyla araştırarak sperm hücresi elde etmeyi amaçlayan mikrocerrahi işlemdir. Özellikle non-obstrüktif azospermi tanısı bulunan erkeklerde değerlendirilir.
İşlem süresi hastanın testis dokusunun yapısına, cerrahi incelemenin kapsamına ve sperm arama sürecine göre değişebilir. Her hasta için geçerli sabit bir ameliyat süresi bulunmaz.
İşlem sırasında kullanılabilir sperm hücresi bulunamaması mümkündür. Böyle bir durumda sonuç, hastanın tanısı ve önceki tetkikleriyle birlikte değerlendirilir. Sonraki tedavi seçenekleri ilgili uzmanlar tarafından belirlenir.
MikroTESE’nin temel amacı sperm kalitesini artırmak değil, testis dokusundan sperm hücresi elde etmektir. Bulunan sperm hücrelerinin hareketliliği, canlılığı ve kullanılabilirliği laboratuvar ortamında değerlendirilir.
MikroTESE işlemi, sperm hücrelerini testis dokusundan elde etmeye yönelik bir uygulamadır. Ameliyat sonrasında doğal yolla gebelik elde edilmesini sağlayacağı söylenemez. İşlem sırasında sperm bulunması da menide sperm görülmeye başlayacağı anlamına gelmez.
Evet. İşlem sırasında yeterli sayıda ve uygun özellikte sperm hücresi elde edilirse, laboratuvar koşulları ve tedavi planı doğrultusunda sperm dondurma işlemi yapılabilir. Böylece ilerleyen dönemde mikroenjeksiyon tedavisinde kullanılmak üzere saklanabilir.
İşlem genellikle genel anestezi altında gerçekleştirildiği için hasta ameliyat sırasında ağrı hissetmez. Ameliyat sonrasında ise testis bölgesinde ağrı ve hassasiyet görülebilir. Bu şikâyetlerin kontrolü için hekim tarafından uygun bakım ve tedavi planı oluşturulur.
FSH yüksekliği, testislerde sperm üretiminin bozulduğunu düşündürebilir. Ancak tek başına sperm elde edilemeyeceğini göstermez. MikroTESE kararı hormon değerleri, genetik incelemeler, fizik muayene ve diğer klinik bulgular birlikte değerlendirilerek verilir.
MikroTESE ile elde edilen sperm hücreleri, uygun bulunmaları halinde tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemiyle kullanılabilir. MikroTESE sperm elde etme aşamasını, ICSI ise sperm ve yumurta hücrelerinin laboratuvar ortamında birleştirilmesini ifade eder.
Testis dokusuna cerrahi müdahale edilmesi nedeniyle testosteron seviyesinde geçici veya bazı hastalarda daha uzun süreli düşüş görülebilir. Bu risk hastanın özelliklerine ve cerrahi işlemin kapsamına göre değişir. Gerektiğinde hormonal takip yapılır.
MikroTESE, özellikle non-obstrüktif azospermi tanısı bulunan erkeklerde testis dokusunda sınırlı bölgelerde devam edebilen sperm üretimini araştırmak amacıyla uygulanan mikrocerrahi bir yöntemdir.
Ameliyat mikroskobunun kullanılması, sperm üretimi olabilecek kanalcıkların daha ayrıntılı incelenmesine ve hedefli doku örnekleri alınmasına imkân tanır. Bununla birlikte işlem sonucunda sperm elde edilmesi her hastada mümkün olmayabilir.
MikroTESE öncesinde azosperminin nedeninin araştırılması, hormonal ve genetik değerlendirmelerin yapılması ve çiftin üreme sağlığının birlikte ele alınması önemlidir. Sperm elde edilmesi durumunda ise tüp bebek ve mikroenjeksiyon tedavisinin sonraki aşamaları kişiye özel olarak planlanır.
Bu nedenle MikroTESE kararı, yalnızca sperm testi sonuçlarına dayanılarak değil, üroloji, androloji ve üreme tıbbı alanlarındaki değerlendirmeler doğrultusunda verilmelidir.
1. Male Infertility – EAU Guidelines on Sexual and Reproductive Health
European Association of Urology (EAU)
https://uroweb.org/guidelines/sexual-and-reproductive-health/chapter/male-infertility
2. Diagnosis and Treatment of Infertility in Men: AUA/ASRM Guideline Part II
American Urological Association (AUA) / American Society for Reproductive Medicine (ASRM)
3. Comparison of Microdissection Testicular Sperm Extraction, Conventional Testicular Sperm Extraction, and Testicular Sperm Aspiration for Nonobstructive Azoospermia: A Systematic Review and Meta-Analysis
Fertility and Sterility, 2015
https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26263080/
4. Diagnosis and Treatment of Infertility in Men: AUA/ASRM Guideline Part I
American Urological Association (AUA) / American Society for Reproductive Medicine (ASRM)
https://www.auajournals.org/doi/10.1097/JU.0000000000001521

Dr. Necip Öztürk (Kadın Hastalıkları ve Doğum / Tüp Bebek) – 1967 Besni doğumludur. GATA’dan 1991’de mezun olmuş, 1994-1998’de GATA Haydarpaşa’da uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. TSK’da çeşitli birimlerde hekimlik ve yöneticilik yapmış; 2000-2004’te Van Askeri Hastanesi’nde görev almış, GATA’da ÜYTE (tüp bebek) eğitimi almıştır. Temmuz 2009’da Jandarma Tabip Yarbay rütbesiyle emekli olmuş; 17.08.2009’dan bu yana Mersin Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapmakta ve merkezin direktörlüğünü yürütmektedir.