
Tüp bebek tedavisinde embriyonun rahim içine transfer edilmesi, gebelik sürecinin önemli aşamalarından biridir. Ancak uygun özelliklere sahip olduğu düşünülen bir embriyonun transfer edilmesi her zaman gebelikle sonuçlanmayabilir. Özellikle birden fazla başarısız embriyo transferi yaşayan kişilerde, embriyonun rahme tutunmasını etkileyebilecek faktörlerin araştırılması gündeme gelebilir.
Bu noktada geçmiş yıllarda üzerinde sıkça durulan uygulamalardan biri “rahime çizik atma” olarak bilinen endometrial scratch işlemidir. İşlem, rahmin iç tabakası olan endometriumda kontrollü ve sınırlı bir mekanik hasar oluşturulması esasına dayanır. Amaç, oluşan doku yanıtının sonraki dönemde embriyo implantasyonu üzerinde olumlu bir etkisi olup olmayacağını değerlendirmektir.
Ancak rahime çizik atma işlemi konusunda bilimsel veriler zaman içerisinde önemli ölçüde değişmiştir. İlk dönemlerde yayımlanan bazı çalışmalar gebelik oranlarında artış olabileceğini düşündürürken, daha geniş örneklemli ve daha güçlü yöntemlerle gerçekleştirilen araştırmalar aynı sonucu doğrulamamıştır. Bu nedenle endometrial scratch, günümüzde her tüp bebek hastasına uygulanması gereken standart bir işlem olarak kabul edilmemektedir.
Peki rahime çizik atma nedir? İşlem nasıl gerçekleştirilir? Kimlere uygulanması düşünülmüştür? Embriyonun tutunmasını gerçekten kolaylaştırır mı? Güncel bilimsel çalışmalar bu konuda ne söylüyor?
Bu soruların yanıtlarını değerlendirirken endometrial scratch işleminin teorik mekanizması ile klinik olarak kanıtlanmış etkilerini birbirinden ayırmak önemlidir.
Rahime çizik atma, tıbbi literatürde “endometrial scratching”, “endometrial injury” veya “intentional endometrial injury” gibi terimlerle tanımlanan bir işlemdir. Rahmin iç yüzeyini kaplayan endometrium tabakasında ince bir kateter yardımıyla sınırlı mekanik hasar oluşturulmasını ifade eder.
Buradaki “çizik” ifadesi günlük kullanımda işlemi anlatmayı kolaylaştırmak amacıyla kullanılmaktadır. Uygulama, rahim duvarının derin biçimde kesilmesi veya cerrahi olarak çizilmesi anlamına gelmez.
Genellikle rahim ağzından ilerletilen ince bir kateter ile endometriumdan küçük miktarda doku örneği alınmasına benzer şekilde gerçekleştirilir. Bu nedenle kullanılan yöntem, endometrial biyopsi işlemiyle bazı benzerlikler gösterebilir.
İşlemin tüp bebek tedavisindeki teorik amacı, endometriumda meydana gelen iyileşme ve inflamatuvar yanıtın sonraki embriyo transferinde implantasyon için daha uygun bir ortam oluşturup oluşturamayacağıdır.
Bununla birlikte biyolojik olarak makul görünen bir mekanizmanın bulunması, bir uygulamanın gebelik veya canlı doğum oranlarını artırdığının kanıtlandığı anlamına gelmez. Endometrial scratch konusunda da güncel bilimsel tartışmanın temel noktası budur.
Endometrium, rahmin iç yüzeyini kaplayan ve adet döngüsü boyunca hormonal değişikliklere yanıt veren özel bir dokudur.
Östrojen ve progesteron hormonlarının etkisiyle endometriumun kalınlığı, hücresel yapısı ve biyolojik özellikleri değişir. Gebelik oluşmadığında endometriumun belirli bir bölümü adet kanaması sırasında dökülür ve sonraki döngüde yeniden gelişir.
Embriyonun rahim içine yerleşmesi ise “implantasyon” olarak adlandırılır. Bu süreç yalnızca embriyonun rahim duvarına fiziksel olarak yapışmasından ibaret değildir.
İmplantasyon sırasında embriyo ve endometrium arasında hücresel ve moleküler düzeyde karmaşık bir iletişim gerçekleşir. Endometriumun uygun gelişim aşamasında bulunması, embriyonun özellikleri, hormonal ortam ve rahim içi anatomik koşullar bu süreçte rol oynayabilir.
Bu nedenle başarısız bir embriyo transferinin nedenini yalnızca “rahmin embriyoyu kabul etmemesi” şeklinde açıklamak doğru değildir.
Embriyo implantasyonu çok faktörlü bir süreçtir. Tek bir başarısız transfer, tek başına rahimde bir problem bulunduğunu göstermez.
Embriyonun genetik yapısı önemli faktörlerden biridir. Özellikle kadın yaşı ilerledikçe embriyolarda kromozomal düzensizlik görülme olasılığı değişebilir ve bu durum implantasyon olasılığını etkileyebilir.
Rahim boşluğunu etkileyebilen bazı yapısal durumlar da değerlendirmeye alınabilir. Polipler, rahim boşluğunu etkileyen bazı miyomlar, rahim içi yapışıklıklar veya belirli doğumsal rahim anomalileri bazı hastalarda önem taşıyabilir.
Endometriumun gelişimi, embriyo transferinin zamanlaması, progesteron maruziyeti ve uygulanan tedavi protokolü de klinik değerlendirmede göz önünde bulundurulabilir.
Dolayısıyla tekrarlayan başarısız transferlerde doğrudan rahime çizik atma gibi ek bir uygulamaya yönelmek yerine, öncelikle olası nedenlerin hasta özelinde değerlendirilmesi önem taşır.
Endometrial scratch uygulamasının ortaya çıkmasındaki temel düşünce, endometriumda oluşturulan küçük bir mekanik hasarın kontrollü bir iyileşme yanıtı başlatabileceği varsayımıdır.
Doku hasarı meydana geldiğinde vücudun doğal iyileşme mekanizmaları devreye girer. Bu süreçte çeşitli hücreler, sitokinler, büyüme faktörleri ve inflamatuvar mediyatörler rol oynayabilir.
Araştırmacılar geçmişte bu lokal yanıtın endometriumun embriyoya karşı reseptivitesini etkileyebileceğini öne sürmüştür. Başka bir ifadeyle rahim iç tabakasında meydana gelen iyileşme sürecinin, sonraki dönemde embriyonun tutunması için daha uygun bir biyolojik ortam sağlayabileceği düşünülmüştür.
Bir başka hipotez ise endometrial hasarın bazı genlerin ve moleküler sinyal yollarının aktivitesini değiştirebileceğidir.
Ancak bu mekanizmalar büyük ölçüde teorik ve araştırmaya dayalı açıklamalardır. Bir yöntemin laboratuvar düzeyinde olası bir mekanizmaya sahip olması, klinik uygulamada canlı doğum oranını artırdığı anlamına gelmez.
Endometrial scratch genellikle rahim ağzından rahim boşluğuna ilerletilen ince bir kateter aracılığıyla gerçekleştirilir.
İşlem öncesinde kişinin jinekolojik değerlendirmesi yapılır. Uygulamanın uygun olup olmadığı ve zamanlaması tedavi planına göre hekim tarafından değerlendirilir.
Genel olarak işlem sırasında şu aşamalar söz konusu olabilir:
Uygulamanın ayrıntıları kullanılan yönteme, kateter tipine, hastanın anatomik özelliklerine ve hekimin klinik yaklaşımına göre değişebilir.
Endometrial scratch cerrahi bir ameliyat ile aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte invaziv bir rahim içi girişim olduğu unutulmamalıdır.
İşlem sırasında hissedilen ağrı kişiden kişiye değişebilir.
Bazı kişiler adet sancısına benzeyen kısa süreli kramplar tarif ederken, bazı kişiler daha belirgin rahatsızlık yaşayabilir. Rahim ağzının anatomik özellikleri, kişinin ağrı eşiği ve işlemin uygulanma biçimi hissedilen rahatsızlığın düzeyini etkileyebilir.
Geniş katılımlı araştırmalarda endometrial scratch sırasında hafif veya orta düzeyde ağrı bildirildiği görülmektedir. İşlem sonrasında kısa süreli lekelenme veya hafif vajinal kanama da meydana gelebilir.
Şiddetli veya devam eden ağrı, yoğun kanama, ateş ya da olağan dışı başka bir belirti gelişmesi durumunda sağlık kuruluşuyla iletişime geçilmesi gerekir.
Endometrial scratch çalışmalarında işlemin zamanlaması konusunda tek tip bir protokol kullanılmamıştır.
Bazı araştırmalarda işlem embriyo transferinden önceki adet döngüsünün luteal döneminde gerçekleştirilmiştir. Başka çalışmalarda ise farklı zaman aralıkları kullanılmıştır.
Bu farklılık, bilimsel araştırmaların sonuçlarının karşılaştırılmasını güçleştiren unsurlardan biridir.
Dolayısıyla “rahime çizik atma işlemi kesin olarak şu gün yapılmalıdır” şeklinde bütün hastalar için geçerli bir zamanlama vermek bilimsel açıdan doğru değildir.
Bir araştırma veya seçilmiş klinik durum kapsamında uygulama düşünülüyorsa zamanlama, hastanın tedavi protokolüne ve hekim değerlendirmesine göre belirlenmelidir.
Endometrial scratch geçmişte özellikle tüp bebek tedavisi gören ve daha önce başarısız embriyo transferleri bulunan kişiler için araştırılmıştır.
Özellikle tekrarlayan implantasyon başarısızlığı kavramı ile birlikte gündeme gelmiştir. Ancak bu durum, tekrarlayan başarısız transfer yaşayan her hastaya rahime çizik atılması gerektiği anlamına gelmez.
Güncel bilimsel veriler, endometrial scratch işleminin tüp bebek tedavisi gören hastalarda rutin olarak uygulanmasını destekleyen güçlü ve tutarlı bir kanıt ortaya koymamaktadır.
Benzer şekilde tekrarlayan implantasyon başarısızlığı yaşayan kişilerde de uygulamanın rutin olarak gebelik veya canlı doğum oranlarını artırdığı gösterilmiş değildir.
Bu nedenle “kimlere yapılır?” sorusunun yanıtı, “başarısız transfer yaşayan herkese” şeklinde verilmemelidir.
Kişinin yaşı, infertilite nedeni, önceki tedavi öyküsü, transfer edilen embriyoların özellikleri, rahim yapısı ve diğer klinik faktörler birlikte değerlendirilmelidir.
Tekrarlayan implantasyon başarısızlığı, yardımcı üreme tedavileri alanında üzerinde tartışılmaya devam edilen bir kavramdır.
Geçmişte çoğunlukla belirli sayıda iyi kalitede embriyonun transfer edilmesine rağmen gebelik oluşmaması şeklinde tanımlamalar yapılmıştır. Ancak yalnızca transfer sayısına dayanan katı tanımlar günümüzde giderek daha fazla sorgulanmaktadır.
Çünkü 28 yaşındaki bir hastanın tek bir embriyo transferiyle gebelik olasılığı ile daha ileri yaştaki bir hastanın aynı sayıdaki transferle gebelik olasılığı aynı değildir. Embriyonun gelişim evresi ve genetik özellikleri gibi faktörler de önem taşır.
Avrupa İnsan Üreme ve Embriyoloji Derneği (ESHRE), tekrarlayan implantasyon başarısızlığının değerlendirilmesinde daha bireyselleştirilmiş bir yaklaşımı gündeme getirmiştir.
Bu nedenle birkaç başarısız transferin ardından doğrudan belirli bir ek tedaviye geçmek yerine, kişinin toplam klinik tablosunun değerlendirilmesi daha uygun bir yaklaşım olabilir.
Rahime çizik atma konusunda en önemli soru budur.
İlk yıllarda yayımlanan bazı küçük çalışmalar, endometrial scratch sonrasında implantasyon veya gebelik oranlarında artış olabileceğini bildirmiştir. Bu sonuçlar yöntemin birçok merkezde kullanılmaya başlanmasına neden olmuştur.
Ancak daha sonra gerçekleştirilen daha büyük ve daha iyi tasarlanmış randomize kontrollü çalışmalar aynı faydayı tutarlı biçimde gösterememiştir.
Örneğin geniş katılımlı randomize kontrollü çalışmalardan birinde 1.364 kadın değerlendirilmiştir. Endometrial scratch uygulanan grupta canlı doğum oranı %26,1, işlem uygulanmayan grupta da %26,1 bulunmuştur.
Bu çalışmada devam eden gebelik, klinik gebelik, düşük ve diğer temel gebelik sonuçlarında da gruplar arasında anlamlı bir üstünlük gösterilmemiştir.
Dolayısıyla rahime çizik atmanın tüp bebek tedavisinde gebelik şansını kesin olarak artırdığını söylemek mevcut bilimsel veriler ışığında doğru değildir.
Endometrial scratch ile ilgili bilimsel literatür zaman içerisinde genişlemiştir. Bu nedenle tek bir çalışmaya bakmak yerine randomize kontrollü çalışmaların birlikte değerlendirildiği sistematik derlemeler önemlidir.
2026 yılında güncellenen Cochrane sistematik derlemesinde tüp bebek tedavisi gören kadınlarda endometrial hasarlama uygulamasına ilişkin çalışmalar yeniden değerlendirilmiştir.
Derlemede düşük yanlılık riski taşıyan sekiz çalışmadan toplam 4.402 katılımcının yer aldığı temel analizde, endometrial hasarlamanın canlı doğum üzerindeki etkisinin belirsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Analiz sonucunun hem küçük bir yararla hem etkisizlikle hem de küçük bir olumsuz etki olasılığıyla uyumlu olabilmesi nedeniyle, işlemin canlı doğumu artırdığı sonucuna varılamamaktadır.
Klinik gebelik açısından da benzer bir belirsizlik söz konusudur. Güncel kanıtlar işlemin düşük riskinde belirgin bir değişiklik meydana getirdiğini de göstermemektedir.
Bu sonuçların önemli bir mesajı vardır: Bir tedavinin etkisinin “belirsiz” olması, o tedavinin etkili olduğunun gösterildiği anlamına gelmez.
Aynı şekilde “etkisizliği kesin olarak kanıtlandı” ifadesi de her araştırma sorusu için doğru olmayabilir. Bilimsel olarak daha uygun ifade, mevcut yüksek kaliteli kanıtların rutin kullanım için belirgin ve güvenilir bir fayda göstermediğidir.
Endometrial scratch araştırmalarında farklı sonuçların ortaya çıkmasının birkaç nedeni olabilir.
İlk çalışmaların bir bölümü nispeten az sayıda katılımcı içeriyordu. Küçük örneklemli araştırmalarda tesadüfi farklılıkların sonuçları etkileme olasılığı daha yüksek olabilir.
Çalışmalarda kullanılan yöntemler de birbirinden farklıdır. Endometrial hasarın oluşturulduğu zaman, kullanılan cihaz, işlemin kaç kez yapıldığı ve araştırmaya alınan hasta grupları aynı değildir.
Ayrıca “tekrarlayan implantasyon başarısızlığı” tanımı da çalışmalar arasında farklılık gösterebilir.
Bilimsel kanıt değerlendirilirken yalnızca olumlu sonuç bildiren çalışmalara değil, bütün araştırmaların metodolojik kalitesine ve toplam veriye bakılması gerekir.
Rahime çizik atmanın en fazla tartışıldığı hasta gruplarından biri, birden fazla başarısız embriyo transferi yaşayan kişilerdir.
Teorik olarak, embriyoların tekrar tekrar tutunmadığı bazı hastalarda endometriumun biyolojik özelliklerini değiştirmeye yönelik bir girişimin yararlı olabileceği düşünülmüştür.
Ancak tekrarlayan implantasyon başarısızlığı bulunan hasta gruplarını değerlendiren bilimsel veriler, endometrial scratch için tutarlı bir fayda ortaya koymamaktadır.
ESHRE’nin tekrarlayan implantasyon başarısızlığına ilişkin iyi uygulama önerilerinde kasıtlı endometrial hasarlama rutin bir müdahale olarak önerilmemektedir.
Bu nedenle önceki embriyo transferlerinin başarısız olması tek başına endometrial scratch yapılması için yeterli bir gerekçe olarak değerlendirilmemelidir.
Hayır.
Endometrial reseptivite, endometriumun embriyonun implantasyonuna uygun biyolojik durumda bulunmasını ifade eden geniş bir kavramdır.
Endometrial scratch ise endometriumda mekanik bir hasar oluşturulması işlemidir.
Dolayısıyla rahime çizik atılması, endometrial reseptivitenin ölçülmesi anlamına gelmez. Aynı şekilde işlem yapıldıktan sonra endometriumun embriyo için mutlaka daha “uygun” hale geldiği de söylenemez.
Endometrial reseptivite çok sayıda hücresel, hormonal, moleküler ve immünolojik mekanizmanın birlikte rol aldığı karmaşık bir süreçtir.
Her iki işlemde de rahim içine ince bir kateter yerleştirilebilir ve endometriumdan doku alınmasına benzer bir mekanik etki oluşabilir. Ancak işlemlerin amacı aynı değildir.
Endometrial biyopsi, belirli klinik durumlarda endometriumdan doku örneği alınarak patolojik veya başka laboratuvar değerlendirmelerinin yapılması amacıyla gerçekleştirilebilir.
Endometrial scratch uygulamasında ise temel amaç, endometriumda kontrollü mekanik hasar oluşturarak bunun sonraki implantasyon süreci üzerinde olası etkisinden yararlanmaktır.
Bu ayrım önemlidir. Tıbbi bir gereklilik nedeniyle endometrial biyopsi yapılması ile tüp bebek başarısını artırmak amacıyla endometrial scratch uygulanması aynı klinik karar değildir.
Endometrial scratch çoğunlukla kısa süren bir işlem olmakla birlikte tamamen etkisiz veya risksiz bir uygulama olarak değerlendirilmemelidir.
İşlem sonrasında görülebilecek durumlar arasında şunlar yer alabilir:
Daha seyrek komplikasyonlar da teorik olarak mümkündür. Rahim içine yapılan girişimlerde enfeksiyon ve daha belirgin kanama gibi riskler klinik değerlendirmede göz önünde bulundurulur.
Risklerin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır.
İşlemden sonra hafif lekelenme veya kısa süreli vajinal kanama görülebilir.
Bunun nedeni kateterin rahim ağzından geçirilmesi ve endometrium üzerinde mekanik işlem yapılmasıdır.
Kanamanın miktarı ve süresi kişiden kişiye değişebilir. Ancak beklenenden fazla kanama, şiddetli ağrı, ateş veya genel durum bozukluğu gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde tıbbi değerlendirme gerekir.
Hastaların işlem sonrası dikkat etmeleri gereken noktalar konusunda işlemi gerçekleştiren sağlık ekibinin önerilerini takip etmeleri önemlidir.
Bilimsel çalışmalarda endometrial scratch ile embriyo transferi arasındaki süre farklılık göstermektedir.
Geçmişte bazı protokollerde işlem embriyo transferinden önceki adet döngüsünde gerçekleştirilmiştir. Özellikle luteal fazda uygulanan protokoller araştırılmıştır.
Ancak mevcut veriler, tüm hastalarda uygulanabilecek ve başarıyı artırdığı kanıtlanmış tek bir zamanlama ortaya koymamaktadır.
Bu nedenle internet üzerinde yer alan “transferden tam olarak şu kadar gün önce yapılmalıdır” şeklindeki ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir.
Endometrial scratch hem taze embriyo transferi hem de dondurulmuş embriyo transferi planlanan hasta gruplarında araştırılmıştır.
Bununla birlikte işlemin bu transfer türlerinden herhangi birinde rutin olarak canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin yeterli ve tutarlı kanıt bulunmamaktadır.
Transferin taze veya dondurulmuş olması tek başına endometrial scratch kararı verilmesi için yeterli değildir.
Embriyo transfer planı oluşturulurken hastanın klinik özellikleri, embriyo gelişimi, endometrium ve tedavi protokolü birlikte değerlendirilir.
Hayır. Bir embriyo transferinin başarısız olması, otomatik olarak rahime çizik atılması gerektiği anlamına gelmez.
Tüp bebek tedavisinde her embriyo transferinin gebelikle sonuçlanması beklenemez. Başarısız bir transfer, mutlaka rahimde bir sorun bulunduğunu da göstermez.
Özellikle ilk başarısız transferden sonra yapılacak değerlendirme kişinin yaşı, yumurtalık rezervi, embriyo sayısı ve özellikleri, infertilite nedeni ve önceki tedavi süreci dikkate alınarak planlanmalıdır.
Birden fazla başarısız transfer söz konusu olduğunda ise daha kapsamlı değerlendirme gerekebilir. Ancak bu durumda da ek uygulamalar otomatik olarak değil, bilimsel kanıt ve bireysel klinik gerekçeler doğrultusunda ele alınmalıdır.
Tekrarlayan başarısız transferlerde değerlendirme kişiye özel yapılmalıdır. Her hastaya aynı testlerin uygulanması gerekli olmayabilir.
Klinik öyküye göre değerlendirilebilecek başlıklardan bazıları şunlardır:
Bu değerlendirmelerin tamamının her hastada gerekli olduğu düşünülmemelidir. Hangi incelemelerin anlamlı olacağına hastanın öyküsü ve mevcut bulguları doğrultusunda karar verilir.
Endometrial scratch ile ilgili değerlendirme yapılırken yalnızca işlemin kolay uygulanabilir olmasına değil, klinik faydasının kanıt düzeyine de bakılmalıdır.
| Değerlendirilen konu | Güncel yaklaşım |
|---|---|
| İşlemin uygulanması | Genellikle kısa süreli rahim içi girişimdir |
| Teorik amaç | Endometriumda iyileşme yanıtı oluşturarak implantasyonu etkilemek |
| Gebelik oranına etkisi | Belirgin ve tutarlı bir artış gösterilmiş değildir |
| Canlı doğum oranına etkisi | Güncel kanıtlarda net bir fayda ortaya konmamıştır |
| Tekrarlayan implantasyon başarısızlığı | Rutin kullanımını destekleyen yeterli kanıt bulunmamaktadır |
| Olası yan etkiler | Ağrı, kramp, lekelenme ve hafif kanama görülebilir |
| Her IVF hastasına uygulanması | Rutin uygulama olarak desteklenmemektedir |
Bu tablo genel bilimsel yaklaşımı özetlemektedir. Bireysel klinik kararlar hastanın özelliklerine göre değişebilir.
Bir tedavinin rutin kullanımını destekleyecek yeterli kanıt bulunmaması, o konudaki bilimsel araştırmaların sona erdiği anlamına gelmez.
Endometriumun implantasyondaki rolü son derece karmaşıktır. Araştırmacılar endometrial bağışıklık yanıtı, hücresel sinyaller, embriyo-endometrium etkileşimi ve implantasyon biyolojisi üzerinde çalışmaya devam etmektedir.
Gelecekte belirli biyolojik özelliklere sahip daha dar hasta gruplarının bazı müdahalelerden yararlanıp yararlanmadığı daha iyi anlaşılabilir.
Ancak bugün için araştırma hipotezleri ile rutin klinik uygulama arasında ayrım yapılması gerekir.
Tüp bebek tedavisinde zaman zaman gebelik olasılığını artırmak amacıyla farklı ek uygulamalar gündeme gelebilir.
Bu tür yöntemler değerlendirilirken birkaç soru özellikle önemlidir:
Özellikle gebelik oranı ile canlı doğum oranının birbirinden farklı sonuç ölçütleri olduğu unutulmamalıdır.
Bir uygulamanın kısa vadede pozitif gebelik testi oranını değiştirmesi, sağlıklı canlı doğum olasılığını artırdığı anlamına gelmeyebilir.
İnfertilite tedavilerinde iki hastanın klinik öyküsü tamamen aynı değildir.
Yaş, yumurtalık rezervi, sperm özellikleri, infertilite süresi, önceki tedaviler, embriyo gelişimi, rahim yapısı ve eşlik eden hastalıklar tedavi planını etkileyebilir.
Bu nedenle internette yer alan bilgiler kişinin kendi tedavisi için doğrudan karar verme aracı olarak kullanılmamalıdır.
Özellikle başarısız embriyo transferi sonrasında yeni bir girişim planlanmadan önce, başarısızlığın olası nedenlerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi önemlidir.
Endometrial scratch işlemi için de aynı yaklaşım geçerlidir. İşlemin olası faydası, belirsizlikleri ve olası yan etkileri bireysel klinik tablo içerisinde değerlendirilmelidir.
Rahime çizik atma veya endometrial scratch, rahmin iç yüzeyini kaplayan endometrium tabakasında ince bir kateter yardımıyla kontrollü ve sınırlı mekanik hasar oluşturulması işlemidir. Geçmişte embriyo implantasyonunu destekleyebileceği düşüncesiyle tüp bebek tedavilerinde araştırılmıştır.
Güncel bilimsel veriler, endometrial scratch işleminin tüp bebek tedavisinde gebelik veya canlı doğum olasılığını belirgin ve tutarlı biçimde artırdığını göstermemektedir. 2026 tarihli Cochrane değerlendirmesinde canlı doğum ve klinik gebelik üzerindeki etkinin belirsiz olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle işlem rutin olarak bütün tüp bebek hastaları için önerilen standart bir uygulama değildir.
İşlemin ortaya çıkışındaki teorik amaç, endometriumda oluşturulan lokal iyileşme yanıtının embriyonun implantasyonunu destekleyebileceği düşüncesidir. Ancak teorik mekanizma ile klinik etkinlik aynı şey değildir. Güncel çalışmalar, embriyonun tutunmasını artırdığı konusunda kesin bir sonuç ortaya koymamaktadır.
Endometrial scratch özellikle geçmişte tekrarlayan başarısız embriyo transferleri yaşayan kişilerde araştırılmıştır. Bununla birlikte başarısız transfer öyküsü bulunan her hastaya uygulanması gerektiğine ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Uygunluk, ancak bireysel klinik değerlendirme ile ele alınabilir.
İşlem sırasında adet sancısına benzer kramp veya ağrı hissedilebilir. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Araştırmalarda çoğunlukla hafif ile orta düzey arasında ağrı bildirilmiştir.
İşlem sonrasında hafif lekelenme veya kısa süreli vajinal kanama görülebilir. Ancak yoğun kanama, şiddetli veya giderek artan ağrı, ateş ya da genel durum bozukluğu gibi belirtilerde sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Bilimsel araştırmalarda farklı zamanlamalar kullanılmıştır. Bazı çalışmalarda işlem embriyo transferinden önceki adet döngüsünde gerçekleştirilmiştir. Her hasta için gebelik oranını artırdığı kanıtlanmış standart bir uygulama zamanı bulunmamaktadır.
İşlemin kaç kez uygulanması gerektiğine ilişkin standart ve etkinliği kanıtlanmış bir protokol bulunmamaktadır. Birden fazla uygulamanın gebelik veya canlı doğum açısından ek fayda sağladığı da net olarak gösterilmiş değildir.
Mevcut bilimsel veriler, ilk tüp bebek tedavisi öncesinde endometrial scratch işleminin rutin uygulanmasını desteklememektedir. Hastanın tedavi planı bireysel klinik özelliklerine göre oluşturulmalıdır.
Tek bir başarısız embriyo transferi, endometrial scratch yapılmasını gerektiren bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Başarısızlığın embriyo, rahim, hormonal ortam ve diğer klinik faktörlerle ilişkili birçok olası nedeni bulunabilir.
Güncel ESHRE iyi uygulama önerilerinde kasıtlı endometrial hasarlama, tekrarlayan implantasyon başarısızlığında rutin olarak önerilen bir müdahale değildir. Hastanın önceki tedavileri ve olası başarısızlık nedenleri bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Hayır. Histeroskopi, rahim boşluğunun kamera sistemi kullanılarak değerlendirilmesine olanak sağlayan farklı bir işlemdir. Endometrial scratch ise endometriumda kontrollü mekanik hasar oluşturulmasını ifade eder.
İşlemler teknik olarak bazı benzerlikler gösterebilir ancak amaçları farklı olabilir. Endometrial biyopsi tanısal değerlendirme için doku örneği almak amacıyla yapılabilirken, endometrial scratch embriyo implantasyonunu etkileme amacıyla araştırılmış bir uygulamadır.
Güncel sistematik derlemelerde endometrial scratch işleminin düşük olasılığında anlamlı bir azalma sağladığını gösteren güçlü kanıt bulunmamaktadır.
Mevcut yüksek kaliteli bilimsel veriler canlı doğum oranında belirgin ve güvenilir bir artış ortaya koymamaktadır. Geniş katılımlı randomize bir araştırmada canlı doğum oranı endometrial scratch uygulanan ve uygulanmayan gruplarda aynı bulunmuştur.
Rahime çizik atma, diğer adıyla endometrial scratch, endometrium üzerinde kontrollü mekanik hasar oluşturularak embriyo implantasyonunun desteklenip desteklenemeyeceğini araştıran bir uygulamadır.
Yöntemin ortaya çıkışında biyolojik açıdan dikkat çekici bir hipotez bulunmaktadır: Endometriumda oluşturulan sınırlı hasarın iyileşme ve inflamatuvar yanıtı tetikleyerek sonraki embriyo transferinde implantasyon ortamını etkileyebileceği düşünülmüştür.
Ancak tüp bebek tedavisinde önemli olan yalnızca teorik mekanizma değildir. Bir uygulamanın gebelik ve özellikle canlı doğum oranlarına gerçek etkisinin kontrollü klinik araştırmalarla gösterilmesi gerekir.
İlk dönem araştırmalarda bildirilen olumlu sonuçlara karşın daha sonraki geniş randomize çalışmalar endometrial scratch sonrasında canlı doğum oranında belirgin bir artış göstermemiştir. 2026 yılında güncellenen sistematik değerlendirmelerde de işlemin canlı doğum ve klinik gebelik üzerindeki etkisinin belirsiz olduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle mevcut bilimsel kanıtlar rahime çizik atmanın tüp bebek tedavisi gören tüm hastalarda rutin olarak kullanılmasını desteklememektedir. Tekrarlayan implantasyon başarısızlığı bulunan kişilerde de işlemin rutin kullanımına ilişkin yeterli kanıt bulunmamaktadır.
Başarısız embriyo transferi yaşayan hastalarda temel yaklaşım, tek bir ek uygulamaya odaklanmak yerine olası nedenlerin kişiye özel olarak değerlendirilmesidir. Kadın yaşı, embriyo özellikleri, rahim anatomisi, endometrium, önceki tedaviler ve infertilite nedeni gibi birçok faktör birlikte ele alınabilir.
Tüp bebek tedavisinde uygulanacak işlemler kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle endometrial scratch veya başka bir ek uygulama hakkında karar verilmeden önce işlemin olası yararları, bilimsel kanıt düzeyi, belirsizlikleri ve riskleri hekim ile birlikte değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel tanı veya tedavi önerisinin yerine geçmez.
Son Güncelleme Tarihi 4 Eylül 2026 – Op. Dr. Necip Öztürk

Dr. Necip Öztürk (Kadın Hastalıkları ve Doğum / Tüp Bebek) – 1967 Besni doğumludur. GATA’dan 1991’de mezun olmuş, 1994-1998’de GATA Haydarpaşa’da uzmanlık eğitimini tamamlamıştır. TSK’da çeşitli birimlerde hekimlik ve yöneticilik yapmış; 2000-2004’te Van Askeri Hastanesi’nde görev almış, GATA’da ÜYTE (tüp bebek) eğitimi almıştır. Temmuz 2009’da Jandarma Tabip Yarbay rütbesiyle emekli olmuş; 17.08.2009’dan bu yana Mersin Tüp Bebek Merkezi’nde görev yapmakta ve merkezin direktörlüğünü yürütmektedir.